Sirius çift yıldız Sistemi’nde iki yıldızdan büyük olanı Sirius-A’dır.
Sirius-B kızıl dev aşamasını geçirdiği sıralarda yoldaşı Sirius-A’nın metalliğini zenginleştirebilmiştir.
Sirius birbirlerinden 20 astronomik birim uzaklığında (yaklaşık Güneş ile Uranus arasındaki uzaklıkta), birbirleri çevresinde tam olarak 49.9 yılda dönen iki beyaz yıldızdan oluşan bir çift yıldızdır.
Sirius-B o kadar yoğundur ki, yıldızdan alınacak 'lük maddenin Dünya'daki ağırlığı 2,25 tondur.
Sirius A, hidrojen yakıtını tüketerek ömrünü tamamlamış ve artık "sönmüş" bir güneş olan yoldaşından 10.000 kez daha parlaktır.
Sirius 1800’lü yıllarda güney yönünde 60 dakika (açı dakikası) ilerlemişti.
Sirius-B’nin yüzeyi Dünya’daki en sert nesne kabul edilen elmastan 300 kere daha serttir.
Sirius-A Güneş’imizin 2.02 misli bir kütleye sahiptir.
Kütlesi bir zamanlar Sirius-A’dan daha büyük olan Sirius-B görsel tayfta 10.000 kez daha az parlaktır.
Yoldaşı Sirius-B ise yıldızsal evrimini tamamlayarak beyaz cüce haline gelmiş bir anakol yıldızıdır.
Sirius-A adı verilen, parlak olan bileşen, tayf türlerine göre yapılan yıldız sınıflandırma sisteminde A1V sınıfında bulunan yüzey ısısı tahminen 9.940 Kelvin olan bir anakol yıldızıdır.
Sirius-B küçük olmasına karşın en ağır yıldızdır.
"Emirler Sirius-B'den Sirius-A'ya Sirius-C vasıtasıyla aktarılmaktadır".
Sirius sık sık bilim kurguya ve popüler kültüre konu oluşturmuştur.
Bu çift yıldızdan çıplak gözle görülebileni günümüzde Sirius-A olarak adlandırılır.
Sirius-B, çevresindeki nesnelere müthiş bir çekim gücü uyguladığından, kendisinden 160.000 kez büyük olmasına karşın Sirius–A’yı çekimiyle etkileyebilmekte ve birbirleri çevresinde dönmektedirler.
Sirius, Ursa Major kümesi yerine bu kümenin üyesi olabilir: Sirius, Beta Aurigae, Alpha Coronae Borealis, Beta Crateris, Beta Eridani ve Beta Serpentis dağınık yıldızları gibi yol almaktadır ki, bu dağınık yıldızlar Güneş’imizden 500 ışık yılı uzaklıkta yer alan üç kümeden birini oluştururlar.
Sirius bu kültürlerin bölgelerinden uzakta sayılabilecek başka bölgelerde de, örneğin Kuzey Amerika kızılderililerinde de köpek ya da kurtla ilişkili görülür.
