Lale çılgınlığının ekonomik balon olarak değerlendirilebilmesi için lale soğanlarının fiyatlarının içsel değerlerinden sapmış olması gerekirdi.
Goldgar, lale çılgınlığının ekonomik veya spekülatif bir balon olmasa da başka bir sebepten ötürü Hollanda halkı için etkisinin büyük olduğunu savunur.
1630’lu yıllarda tutarlı olarak kaydedilen fiyat verilerinin yokluğu lale çılgınlığının boyutlarının tahmin edilmesini güçleştirmektedir.
Lale çılgınlığı, 1995-2001 dot-com balonu esnasında yeniden popüler bir referans kaynağı olmuştur.
Dolayısıyla Modern Finans yöntemlerinin çoğunu geliştiren Hollandalılar dayanıklı bir mal olan lale soğanları için bir piyasa meydana getirmişlerdir.
Fakat 1637 Şubat ayında lale soğanı sözleşmelerinin fiyatları aniden düştü ve lale ticareti durma noktasına geldi.
Söylentiye göre bir denizci, tüccarlardan birine ait değerli bir lale soğanını yanlışlıkla yutar.
Lale çılgınlığının çağımızdaki tartışması İskoç gazeteci Charles Mackay‘ın 1841 yılında yayınladığı Olağanüstü Kitlesel Yanılgılar ve Kalabalıkların Çılgınlığı kitabı ile başlamıştır.
1636-37 yıllarında lale sözleşmelerinin fiyat artışı ve düşüşü yaşadığı konusunda şüphe yoktur, fakat çarpıcı bir fiyat artışı ve düşüşü bile bir spekülatif balonun oluşup sonra kaybolduğu sonucuna varmamızı sağlamaz.
Yaklaşık yüz yıl sonra Mississippi Şirketi ve Güney Denizi Şirketi'nin 1720 yıllarında batmasıyla lale çılgınlığı tekrar gündeme geldi.
Garber’ın teorisi sıradan lale soğanlarının sözleşmelerindeki benzer fiyat hareketlerini açıklayamadığı için eleştirilir.
Laleler Nisan ve Mayıs’ta yalnızca bir haftalığına çiçek verir ikincil tomurcuklar bundan çok kısa bir süre sonra ortaya çıkar.
Kararname, bu sözleşmelerin doğasını değiştirdi, böylece spot fiyat (piyasa fiyatı) düşerse alıcı sözleşme tutarının tamamını ödemektense bir ceza ücreti ödeyerek lale soğanlarını almaktan vazgeçebilecekti.
"Finansal kriz çok az kişiyi etkilemiş olsa da lale çılgınlığının etkisi dikkate değerdi.
